
Kısaca Cumhuriyet Nedir?
Halkın devlet yönetiminde söz sahibi olması, bir başka deyişle; devlet yönetimine talip olan kişileri halkın özgür iradesiyle seçmesi ve iş başına getirmesi demektir. Cumhuriyet, halka dayanan, gücünü halktan alan bir devlet şeklini ifade eder. Cumhuriyet rejiminde egemenlik hiçbir aile, ya da kişiye değil toplumun bütün kesimlerine aittir.
Atatürk ve Cumhuriyet
Atatürk gençlik yıllarından beri cumhuriyet rejimini benimsemiş, bu fikrini birçok kez dile getirmiştir. O yıllarda bile, ‘Türk milletinin bir gün mutlaka cumhuriyet ile idare olunacağını’ söylemekten asla çekinmemiştir. Atatürk, en büyük hayali olan Türk milletinin cumhuriyet rejimine kavuşması hususunda ilk somut adımı, Erzurum Kongresi sırasında atmış ve Yaveri Mazhar Müfit Kansu’ya; “Zaferden sonra hükümet şeklinin Cumhuriyet olacağını” söylemiştir (1). Büyük Önder Atatürk, cumhuriyetle ilgili düşüncelerini çok önceden olgunlaştırmış ve şartların oluşmasını beklemiştir.
23 Nisan 1920’de Ankara’da açılan ilk Büyük Millet Meclisi, cumhuriyet yolunda atılmış en büyük adımdır. Çünkü, bu meclisin kabul ettiği ilk anayasada yer alan “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” ibaresi aslında adı konulmamış bir cumhuriyet rejimini ifade etmektedir.
Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
Birinci TBMM’nin vatanın kurtarılmasına öncelik vermesi ve bağımsızlığın henüz sağlanamamış olması Cumhuriyetin ilanını geciktirmişti. Osmanlının yıkılması ve Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasıyla artık Cumhuriyetin ilan edilmesinin önünde hiçbir engel kalmamıştı. 24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması’nın imzalanmasıyla Milli bağımsızlık tam anlamıyla elde edilmişti. Bu dönemde milli egemenlik prensibinin devletin temel taşı olarak belirlenmesine karşın, devletin yönetim şekli açıkça belli değildi. 1921 anayasasının artık ihtiyaçlara cevap veremez hale gelmesi sürekli hükümet bunalımlarına yol açıyordu. 25 Ekim 1923 günü Başbakan Fethi Bey’in istifa etmesi ve yeni hükümetin kurulamaması, Meclis’in çalışma güçlüğünü ve ülkenin içinde bulunduğu durumun ciddiyetini açıkça ortaya koyuyordu.
Artık cumhuriyetin ilanı kaçınılmaz bir hal almıştı. Mustafa Kemal, 28 Ekim akşamı Çankaya’da yakın arkadaşlarıyla yapmış olduğu toplantıda “yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz” diyerek bu konudaki fikrini açıkladı. Aynı gece1921 anayasasının devlet şeklini belirleyen maddelerinde değişiklik öngören bir kanun tasarısı hazırladı. 29 Ekim günü önce Halk Fırkası Grubu’nda görüşülerek kabul edilen bu tasarı, aynı günde mecliste kabul edilerek Cumhuriyet ilan edildi (29 Ekim 1923). Mustafa Kemal aynı gün oy çokluğuyla Cumhurbaşkanı seçildi.
Cumhuriyetin İlan Edilmesinin Nedenleri
- Millet egemenliğinin gerçekleştirilmesini sağlamak,
- 1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırılmasından sonra ortaya çıkan devlet başkanlığı sorununu çözmek,
- Yeni Türk Devleti’nin rejimini belirlemek ve bu konuda yapılan tartışmalara bir son vermek,
- 1923 sonbaharında hükümet bunalımının ortaya çıkması üzerine yeni hükümetin seçilememesi ve yürütme işlerindeki aksaklıkları gidermek (2).
- Yeni Türk Devleti’ni çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarmak.
Genel Ziyaretçi Sayısı : 2938703